Turkish
Welcome to Greater Grace World Outreach. Below is a booklet message, from Pastor Carl H. Stevens the founding Pastor of Greater Grace World Outreach, which you can read online or print and read later.
BIRAK, TANRI SENİ SEVSİN - Just Let God Love You
Carl H. Stevens Jr.
Türkçesi: Semra Çetin
Yeni Yaşam Yayınları
Serasker Cad. Sakız Sokak,
Aytaç 2 İşhanı; No: 40/1
Kadıköy - İSTANBUL
Tel.: (0216) 414 20 61 - 414 16 15
Faks: (0216) 348 05 26
www.yyyayinlari.com
ISBN 975-8318-85-3
Bu kitabın Türkiye'deki yayın hakları
Yeni Yaşam Yayınları'na aittir.
Just Let God Love You
© 1996 Carl H. Stevens Jr.
Basım: Anadolu Ofset - İstanbul
Tel: (0212) 567 13 89
1. Basım, Mayıs 2004
Dizgi: Yeni Yaşam Yayınları
YAZAR HAKKINDA
Maryland-Baltimore'daki Greater Grace Kilisesi-nin önderliğini yürüten ve bir uluslararası radyo prog-ramı olan "Lütuf Saati"nin sunuculuğunu sürdüren Carl H. Stevens Jr., aynı zamanda Maryland Kutsal Kitap Koleji ve İlahiyat Okulu'nun kurucusudur. Bu kitapçık, kilise önderi Stevens'ın bir vaazı kullanılarak hazırlanmıştır.
İÇİNDEKİLER
Giriş.............................................................. 7
1. Bölüm......................................................... 9
Biz Daha Günahkârken
2. Bölüm....................................................... 11
Olduğun Gibi
3. Bölüm....................................................... 14
sevgi yeni başlangıçlara fırsat verir
4. Bölüm....................................................... 17
Tanrı Sevgisinde ‘Eğer'ler Yoktur
SONUÇ........................................................ 23
GİRİŞ
Bizi dünyadaki diğer şeylerden daha çok iyileştirebilecek tek güç nedir? Vücudumuzu iyileştirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Sağlıklı olmak için elimizden geleni yapıyoruz. Ancak bize şifa veren en büyük gücü yanlış anlıyoruz. Herkesin yaşamındaki ilk ihtiyaç, Tanrı tarafından sevilmektir. İkinci ihtiyacın ne olduğunu biliyor musunuz? Size söyleyeyim: Tanrı tarafından sevilmek! Size üçüncü ihtiyacın ne olduğunu söyleyeyim: Tanrı tarafından sevilmek! Ye-terince açıklayabildim mi?
"Tanrı'yı biz sevmiş değildik, ama O bizi sevdi ve Oğlu'nu günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi. İşte sevgi budur" (1Yu.4:10).
"Bizse seviyoruz, çünkü önce O bizi sevdi" (1Yu.4:19).
Tanrı'nın sevgisinin her şeyden önce varolduğunu bilmenizi istiyorum. Bundan dolayı her tür iyileşme için gerekli olan ilk şey, Tanrı tarafından olduğumuz gibi sevilmektir. Tanrı bizi olduğumuz gibi seviyor ve sevmeye devam ediyor. Sevgisine layık olmamız için önce bizim değişmemizi beklemiyor; bunun yerine, sevgisiyle bizi değiştiriyor.
Bu sayfalarda anlatılanları kavrayabilirseniz, O'nun sevgisi, bireysel yaşamınızda, arkadaşlık ilişkilerinizde, evliliğinizde ve ailenizde çok büyük değişiklikler ya-ratacaktır.
Birinci Bölüm
BİZ DAHA GÜNAHKÂRKEN
"Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü. Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi göze alabilir. Tanrı ise bizi sevdiğini şununla ka-nıtlıyor: Biz daha günahkârken, Mesih bizim için öldü" (Rom.5:6-8).
İsa Mesih bize olan sevgisini bizim için ölerek kanıtladı. Bir an için bunu gözünüzün önünde canlandırın. Bizi yalnızca sevmekle kalmadı, harekete geçti. Biz bunu hak etmek için hiçbir şey yapmadık. Tanrı'nın bizi sevmesini sağlamak için tövbe etmedik. Biz daha tövbe etmeden, O bizi sevdi. Günah içinde yaşayalım mı diyorum? Hayır! Demek istediğim, Tanrı'nın sevgisinin bizim değişmemize bağlı olmadığı, ama Tanrı'nın bizi sevgisiyle değiştirdiğidir. Bırakın, Tanrı sizi olduğunuz gibi sevsin. Tanrı'yı sevmeye çalışmayın, başkalarını sevmeye çalışmayın. Bunu yapmaya çalıştığınız zaman başarısız olursunuz. Bırakın Tanrı sizi sevsin. Sizi hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmayacak, hiçbir zaman değişmeyecek sevgiyi kabul edin.
Sevgisi Sarsılmaz
"Tanrın RAB, o güçlü Kurtarıcı seninle. Alabildiğine sevinecek senin için, sevgisiyle seni yenileyecek, ezgilerle coşacak" (Sef.3:17).
İsa Mesih, günahlarımızın bedelini ödemek için kanını döktü ve çarmıhta öldü. Gömüldü, ölümden dirildi ve göğe alındı. Bu nedenle, Tanrı'nın bize olan sevgisi sarsılmazdır.
İşte bu nedenle, Romalılar 9:16'da, "O'nun sevgisi merhametine bağlıdır, insanın isteğine veya çabasına değil" diyor! Yuhanna 1:12'de, "Kendisini kabul edip adına iman edenlerin hepsine Tanrı'nın çocukları olma hakkını verdi" diyor. Bizi kendi isteği uyarınca "gerçeğin bildirisiyle" yaşama kavuşturdu (Yak.1:18).
Bozuk İlişkilerin Düzeltilmesi
Bunu pratiğe dökelim. Bozuk bir ilişkiyle nasıl ba-şa çıkabilirim? Üzülerek mi? Kendimi kınayarak mı? Suçluluk duyarak mı? Bedensel gösterişe önem vere-rek mi? (Gal.6:12) Hayır! Biriyle ilişkim bozuldu-ğunda, Tanrı'nın sözünün gerçekliğini sadece kabul edip beni sevmesine izin veririm. Evet, başarısızlığa uğradığımda, Tanrı'nın beni sevmesine izin veririm. Kendi kendimi değiştiremem; bunun yerine Tanrı'nın beni değiştirmesine izin veririm. O'nun sevgisi hayal kırıklığına uğratır mı? Hayır, uğratmaz! Tanrı değişir mi? Hayır, değişmez!
İkinci Bölüm
OLDUĞUN GİBİ
Alen geçenlerde beni aradı. AIDS'e neden olan virüsü taşıdığı için çok kötü durumdaydı. Son on beş yıl içinde üç defa zayıflığına, ayartıya yenik düşmüştü. Ne yazık ki üçüncüsünde HIV'ye yakalanmıştı ve ölmek istiyordu. Karısına hastalığını söylediğinde utanç içinde kalmıştı. Peki bu durumda ne yapabilir? Zaten yaptığından nefret ediyor. Bu durumda yapabileceği şu: HIV'e yakalandığını öğrenmeden önceki kadar, şimdi de Tanrı'nın onu sevmesine izin vermesi gerekiyor. Tanrı'nın sevgisini kabul etmek, bizi kuralsızlığa sürüklemez. Tam tersine, tanrısızlığı reddedip yüreklerimizde zenginlikle yaşayan Tanrı'nın sözüyle sakin bir yaşam sürmemizi öğretir. Hayatta en güzel şey, Tanrı'nın sizi olduğunuz gibi sevmesine izin vermektir. Bu ifadeyi tekrarlamak için iyi bir nedenim var. Çünkü Tanrı'nın sizi sevmesine izin vermek, hafızanızı ve canınızı iyileştirecek tek yoldur. Özdeğeri-mizi ve tutumlarımızı değiştirebilecek tek şey, Tanrı-nın bizi sevmesine izin vermektir. Bazı erkeklerin eş-lerini gerektiği gibi sevememelerinin sebebi çok basit-tir: Tanrı tarafından sevilmenin ne demek olduğunu anlamamaktadırlar.
Oğlu'nun Benzerliğine Dönüştürülmek
"Tanrı'nın, kendisini sevenlerle, amacı uyarınca çağrılmış olanlarla birlikte her durumda iyilik için etkin olduğunu biliriz. Çünkü Tanrı önceden bildiği kişileri Oğlu'nun benzerliğine dönüştürmek üzere önceden belirledi. Öyle ki, Oğul birçok kardeş arasında ilk doğan olsun. Tanrı önceden belirlediği kişileri çağırdı, çağırdıklarını akladı ve akladıklarını yüceltti" (Rom.8:28-30).
Tanrı, kendi iradem ile Oğlu'na iman etmeyi seçeceğimi önceden biliyordu. Tanrı her zaman benden yana olduğu için aklandım, kutsal kılındım ve yüceltildim. Günahlarımın bedeli Oğlu tarafından ödendiği için bana karşı olan sevgisi sarsılmazdır.
Başka bir kiliseden biri beni aradı. "Sana saldırdım, senden nefret ettim ve Tanrı'yla savaştım. Yirmi dokuz yaşındayım, ölüyorum ve tövbe etmek istiyo-rum" dedi. Ona, "Beni ilgilendiren tek şey, Tanrı'nın seni sevmesine izin vermen" dedim. "AIDS'e yakalan-dım. Ölüyorum" dedi. Ona, "Sevgiyi kabul et. Tanrı-nın seni sevmesine izin ver" dedim. "Şu anda böyley-ken sevilmeyi kabul et". Hata yapmıştı, ama o anda ihtiyacı olan tek şey, Tanrı'nın sevgisini kabul etmek-ti. Onu her gün ziyaret ettim ve devamlı, "Tanrı'nın sevgisini kabul et" dedim. Bu adam on iki hafta içeri-sinde hastaneden taburcu oldu ve daha önce nefret et-tiği kilisede vaftiz oldu.
Tanrı onu değiştirdi. Artık bu adam düşüncelerinde, duygularında ve kararlarında Tanrı'nın sözünü rehber alıyor. Önce yüreği, sonra canı ve daha sonra düşünce tarzı değişti. Yıllardır savaştığı, anlaşamadığı eşini ve iki kızını sevmeye başladı. Kiliseyi sevdikçe, imanlı olmayanları da sevmeye başladı.
Bu adamın durumunda esas olan, onun kendisini sevmemesiydi. Kendini sevemiyordu ve Tanrı'nın da onu sevmediğini düşünüyordu. Kilisede bedensel şifa aldığı konusunda tanıklık verdi. Tanrı'nın isteği doğrultusunda, sevgi bunu yapabilir. Tanrı bu adamı değişmeye zorlamadı; Tanrı'nın sevgisi onu değiştirdi. Kendimi yargılamadan Tanrı'nın beni sevmesine izin verdikçe, başarısızlıktan korkmadan Tanrı'nın beni sevmesine izin verdikçe, başkalarına gücenip kızmadan Tanrı'nın beni sevmesine izin verdikçe yaşamımın her alanında iyileşme görülecektir. Sorun ne olur-sa olsun Tanrı'nın egemen iradesi uyarınca iyileşirim. Yalnızca Tanrı'nın beni sevmesine izin verirsem, yü-reğim, canım ve duygularım iyileşir.
Üçüncü Bölüm
SEVGİ YENİ BAŞLANGIÇLARA FIRSAT VERİR
On iki yaşında bir kız, korkunç ev yaşantısı hakkında benimle konuşmaya geldi. Annesi ve babası nadiren evde bulunuyordu; hafta sonları da mutlaka biri evi terk ediyordu. Kavga, gürültü çok oluyordu. Baba alkolikti.
"Ne yapmam gerektiğini bilmediğim için eve gitmekten korkuyorum. Kilise önderim olarak bizim evi-mize gelir misin?" diye sordu; gittim. Alışılmadık bir şekilde, kız babasına, "Kilise önderini dinlemeni isti-yorum" dedi. Onunla konuşmaya başladım.
"Binlerce yıl öncesinden İsa'nın, benim bugün buraya Tanrı'nın hizmetkarı olarak geleceğimi bildiğini biliyor musun?" dedim. Ona, "Tanrı'nın seni ne kadar sevdiğini kelimelerle ifade edebilseydim, şimdi sana söylerdim. Tanrı'nın sevgisini kelimelere dökebilseydim ve söylediklerime inanabilseydin, bu evde her şey değişirdi" dedim.
Ailesinin işlevini yitirdiğini ve yıkıcı olduğunu söy-ledi. "Doğru" dedim. "Yargılamadan önce, Tanrı'nın seni sevmesine izin vermeni istiyorum. Senden alkolü bırakmanı bile istemeyeceğim. Yalnızca Tanrı'nın seni sevmesine izin ver." O an bir bebek gibi ağlamaya başladı ve o gece, kiliseden çıkışta İsa'yı hayatına davet etti. Bir daha alkol kullanmadı. Daha sonra da karısı İsa'yı kurtarıcısı olarak kabul etti. İkisi birlikte vaftiz oldular ve o gün, on iki yaşındaki kızın hayatı-nın en güzel günü oldu. Aile fotoğrafı çektirip bir tane de bana verdiler. Bu, Tanrı'nın sevgisini kabul etme-nin neler yapabileceğini gösteren iyi bir tanıklıktır.
Geçmişe Sünger Çekmek
O eve, babanın ne kadar kötü olduğunu söylemek için gitmedim. Durumun neden böyle olduğu konusun-da, genetik, psikolojik ve duygusal birçok neden bula-bilirdik; ama ben oraya, Tanrı'nın bu adamı kendi benzerliğinde yarattığını ve onu ne kadar çok sevdiğini söylemek için gittim. Günah konusunda tartışmaya girmedim. Tanrı'nın sevgisinin bu kişiyi tövbeye götürmesine izin verdim. Küçük kızın babası değişti ve yepyeni bir başlangıç yaptı.
Tanrı'nın sevgisi sayesinde onda yeni bir özdeğer oluştu.
Tanrı'nın sevgisi sayesinde yeni bir anlayışa kavuştu.
Tanrı'nın sevgisi sayesinde iman etti.
Tanrı'nın sevgisi ona umut verdi.
Tanrı'nın sevgisi sayesinde merhameti anladı.
Tanrı'nın sevgisi sayesinde lütfu anladı.
Bu anne baba, Tanrı'nın sevgisini bireysel olarak sahiplendiler.
Tanrı'nın sevgisini benimsediler. Tanrı'nın sevgisi, onların bir parçası haline geldi. 1.Korintliler 13:8'de "Sevgi asla son bulmaz" denmesi bizi hiç şaşırtma-malı.
Işığa Çıkarılmak
"RAB'be karşı günah işlediğim için, O'nun öfkesine dayanmalıyım. Sonunda davamı savunup hakkımı alacak, beni ışığa çıkaracak, adaletini (doğruluğunu) göreceğim" (Mik.7:9).
Bunu yazdığında peygamber Mika kendini kötü hissediyordu. Günah işlemesine rağmen yine de Tanrı-nın ona olan sevgisini ve onu terk etmediğini biliyordu. Sevginin ışığı sayesinde tövbe edip bağışlanacağını biliyordu. Tanrı sizi olduğunuz gibi, zayıf bir günahkâr olsanız bile sevmeyi vaat ediyor. Siz daha tanrısızken, aklanmanız için İsa Mesih'i feda etti (Rom.4:5).
Tanrı, Kutsal Yasa'ya ve iyi işlere bakmaksızın bizi aklıyor, kutsallaştırıyor (Rom.4:6). Bize olan sevgisinden dolayı, İsa Mesih bizim için "doğruluk, kutsallık ve kurtuluş" oldu (1Kor.1:30). Tanrı'nın sevgisi, günah karşısında hiçbir mahkûmiyetimiz olmadığını garantiliyor. Aynı zamanda Tanrı, günah işleme-ye devam ettiğimizde, sevgisinden dolayı ve sevgiyle bizi terbiye edeceğini garantiliyor. Terbiye bizi koru-maya, Mesih'in düşüncesine sahip olmamıza ve dola-yısıyla bizi bereketlemeye yarıyor.
Dördüncü Bölüm
TANRI'NIN SEVGİSİNDE ‘EĞER'LER YOKTUR
"Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, bu nedenle sevecenlikle seni ken-dime çektim" (Yer.31:3).
Tanrı bunları söylediğinde İsrail halkı putlara tapıyordu. Tanrı, "Yanlış yollarınızdan dönerseniz sizi seveceğim" demedi. Tanrı "Putlara tapmayı bırakırsanız sizi seveceğim" demedi. Hayır! Tanrı "Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim" dedi.
Bizim ilişkilerimizde çok fazla ‘eğer'ler var; zihin-sel ve duygusal iyileşmeyi engelleyen ve hatta bazen bedensel iyileşmeyi tamamen durduran ‘eğer'ler. An-cak Tanrı, "Eğer... seni seveceğim" demiyor. Bunun yerine "Daha günah içindeyken (uzaktayken) seni sevdim" diyor.
Kaybolan oğul benzetmesindeki baba, oğlu uzak bir ülkede sefahat içinde yaşam sürerken, evde yanı başında olduğu zamanlardaki kadar sevmedi mi? Evet, sevdi! Kaybolan oğul günah içinde yaşarken, babanın ona olan sevgisi değişmedi. Oğluna lütuf gösterebilmek için sevgiyle ve sabırla bekledi. Kendi isteğiyle eve dönme zamanı olduğuna karar verdiğinde, kaybolan oğul bağışlandı ve aklandı. Baba onun parmağına yüzüğü taktı, en iyi kaftanı giydirdi, ayağına yeni çarıklar verdi ve hemen bir eğlence düzenletti. Verilen şölen için besili danayı kestiler; bunların hepsi oğulun ‘olduğu gibi' eve dönmesiyle oldu (Luk.15:11-24). Toplumda olanları bir düşünün. Günümüzde günahın ulaştığı boyutları düşünün. Ailelerde ve bireylerde or-taya çıkan bozuklukları düşünün. Bütün bu olup biten-lerin arasında insanlığın en büyük ihtiyacı, Tanrı'nın bize olan sevgisinin büyüklüğünü anlamaktır. En bü-yük sorun günahla başa çıkmak değildir. Tanrı'nın bize olan sevgisinin büyüklüğünü anladığımızda, Tanrı'nın sevgisi günahla başa çıkacaktır. Tanrı'nın sevgisi bizi değiştirir.
Tanrı'nın Sevgisi Yüreklerimize Dökülür
"Umut düş kırıklığına uğratmaz. Çünkü bize verilen Kutsal Ruh aracılığıyla Tanrı'nın sevgisi yürek-lerimize dökülmüştür" (Rom.5:5).
Kutsal Ruh Tanrı'nın sevgisini yüreklerimize döker; sevgi Ruh'un ürünüdür. Tanrı'nın sevgisini kabul edersem, O'nun bana olan sevgisini anlamakta yoğunlaşırsam, Tanrı hayatımın yönetimini ele geçirir. O'nun karakteri hayatımda görülmeye başlar. Farkına varmasam da O'nun özyapısı bende etkin oldukça O'nun sevgisini alırım ve paydaşlık etmeye başlarız. Doğal olarak Tanrı'nın özyapısında günah yoktur.
Gidişimizi Değiştirmek
"Sizler bir zamanlar içinde yaşadığınız suçlardan ve günahlardan ötürü ölüydünüz. Bu dünyanın gidişine ve havadaki hükümranlığın egemenine, yani söz dinlemeyen insanlarda şimdi etkin olan ruha uymaktaydınız. Bir zamanlar hepimiz böyle insanların arasında, benliğin ve aklın isteklerini yerine getirerek benliğimizin tutkularına göre yaşıyorduk. Doğal olarak ötekiler gibi biz de gazap çocuklarıydık. Ama merhameti bol olan Tanrı bizi çok sev-diği için, suçlarımızdan ötürü ölü olduğumuz hal-de, bizi Mesih'le birlikte yaşama kavuşturdu. O'nun lütfuyla kurtuldunuz. Tanrı bizi Mesih İsa'da, Me-sih'le birlikte diriltip göksel yerlerde oturttu" (Ef.2:2-6).
Şu anda yaşadıklarınız önemli değil. Geçmişte hepimiz bu dünyanın gidişine göre yaşadık. Söz dinlemeyen çocuklar olarak havadaki hükümranlığın egemeninin (Şeytan'ın) kontrolü altındaydık. Ancak merhameti ve lütfu bol olan Tanrı bizi çok seviyor (Ef.2:4). Bu sevgi değiştirir. Her imanlı Tanrı'nın sevgisine ula-şabilir. Tanrı'nın bizi ne kadar çok sevdiğini anlamaya başladığımız için İsa Mesih'e imanla, lütuf sayesinde kurtulduk. O yaşamımıza girdi ve Baba, Oğul ve Kut-sal Ruh'un sevgisini benimsedik ve sahiplendik. Her gün vücudunuzun hücrelerinden sevgi dalgaları halin-de akabilir. Bu insansal bir duygu değil, tanrısal bir sevgidir. "Doğru olanı yapmadım" diyebilirsiniz. Yap-tığınız hata için Tanrı'nın sevgisini kabul edin. "Ken-dimi ruhsal hissetmiyorum" diyebilirsiniz. Hiçbir şey hissetmeseniz de sevgiyi kabul edin.
Yalnızca O'nun sevgisini kabul edin ve bu, sadece sevgi değil, sevinç, esenlik, sabır, dayanma gücü, tanrısal iyilik, yumuşak huyluluk, sadakat, alçakgönüllü-lük ve uysallığı da beraberinde getirir.
Taşınması Kolay Boyunduruk: Sevgi
"Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar! Bana gelin, ben size rahat veririm. Boyunduruğumu yük-lenin, benden öğrenin. Çünkü ben yumuşak huylu, alçakgönüllüyüm. Böylece canlarınız rahata kavu-şur. Boyunduruğumu taşımak kolay, yüküm hafif-tir" (Mat.11:28-30).
O'nun boyunduruğunun ne olduğunu biliyor musunuz? Sevgi. O'nun boyunduruğu altına girdiğimde, aslında O'nun sevgisinin altına girmeyi seçmiş oluyorum.
"Tanrı'yı biz sevmiş değildik, ama O bizi sevdi ve Oğlu'nu günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi... Bizse seviyoruz, çünkü önce O bizi sevdi. " (1Yu.4:10, 19)
O'nun boyunduruğunu taşımanın kolay olmasına şaşmamalı. O'ndan öğrenmenin canıma huzur vermesine şaşmamalı. Baba'nın sevgisi sizi yenileyecektir (Sef.3:17). Boyunduruğu yükleniyorum. İsa'nın beni olduğum gibi sevmesine izin veriyorum. Sevginin gü-cü, sevginin harekete geçiren gücü, sevgiye dayanan iman, sevginin lütfu ve sevginin varlığı beni değişti-riyor. Sonunda değişim gerçekleşiyor ve iyileşiyorum.
İlk Önce Kendini Sev
Tanrı'nın sevgisinde bir öncelik sırası var. Başkalarını sevmeden önce kendimi sevmeliyim. Kendimi sevmezsem Tanrı'yı sevmeme de imkan yok. Tanrı-nın beni sevmesine izin vermek zorundayım. Bu şöyle işliyor: İlk olarak Tanrı'nın beni sevmesine izin veri-yorum. İkinci olarak, kendimi seviyorum. Üçüncü ola-rak, Tanrı'yı seviyorum ve en sonunda, sizi ve diğer-lerini hatta düşmanlarımı bile sevebiliyorum. Kendini-zi sevdiğinizde yeni bir özdeğer ve özalgılama oluşu-yor. Özel olduğunuz ve Mesih'in kanıyla kutsal kılın-dığınız için Tanrı'nın önünde aklanmanız konusunda yeni bir anlayış kazanıyorsunuz. Sizinle Tanrı arasın-da hiçbir engel kalmıyor. Sizinle başkaları arasında hiç-bir engel kalmıyor. Siz seviliyorsunuz ve Kutsal Ruh-un gücüyle başkalarını sevebiliyorsunuz. Ben, roman-tik veya dünyevi sevgiden değil, Kutsal Kitap'ta sözü edilen, daha biz günahkarken Tanrı'nın bize olan sev-gisinden bahsediyorum.
Davut'un, "O'nun acıması büyüktür" (2Sa.24:14) demesine şaşırmamıza gerek var mı?
Petrus'un O'nu, "bütün lütfun kaynağı olan Tan-rı" (1Pe.5:10) olarak isimlendirmesine şaşırmamıza gerek var mı? Pavlus O'nun, "merhametli Baba, her türlü tesellinin kaynağı olan Tanrı" olduğunu söylüyor (2Ko.1:3).
Tanrı, İbrahim'e, "13 yıldır benimle konuşmamana rağmen seni seviyorum" dedi.
"Yakup, yirmi yıldır uzaksın ve doğru yoldan saptın. Buna rağmen seni seviyorum ve seni işlerimde kullanacağım" (Yar.32).
Tanrı, "Gidyon. Sen saklanıyorsun ve benim tarafımdan kullanılmak istemiyorsun" diyor. "Buna rağmen seni, böyleyken seviyorum. Korkunu yenmene yardım edeceğim ve sana büyük bir zafer kazandıracağım" (Hak.6).
"Şimşon, Delila'ya güvenerek hata yaptın. Yine de seni seviyorum. Şimdi tekrar güçlenmene ve düşman-larını yok etmene izin veriyorum" (Hak.16).
"Petrus, beni inkâr ettin ve hatta bunu yaparken kendine lanet okuyup ant içtin. Herkesin önünde benden vazgeçtin. Yine de seni seviyorum. Kutsal Ruh üzerine inince bu büyük müjdeyi birçoklarına anlatacaksın" (Elç.1).
"Pavlus, Hıristiyanları öldürdün. İstefanos'un taşlanmasını izledin. Seni hâlâ seviyorum. Seni kurtardım ve seni diğer uluslar için güçlü bir şekilde kullanacağım" (Elç.22).
İncil'in Yuhanna bölümünde, "...sonuna kadar da sevdi" diyor (Yu.13:1). Bu ne anlama geliyor? Sonuna kadar? İsa Mesih'in öğrencileri için olan sevgisini hiç-bir şeyin değiştirmediği anlamına geliyor. Onlar iman-dan düştüler. O'nu inkâr ettiler. İsa'nın onlara en çok ihtiyacı olduğu zamanda O'nu terk ettiler, ama bu du-rum onlara karşı olan sevgisini değiştirmedi. Onları so-nuna kadar sevdi; sizi ve beni de sonuna kadar seve-cek.
SONUÇ
"Sizde iyi bir işe başlamış olan Tanrı'nın bunu Me-sih İsa'nın gününe dek bitireceğine güvenim var" (Flp.1:6).
Günah içinde sıkışmış durumdaysanız, Tanrı'nın sizi böyleyken sevmesine ve yaşamınızda köklü bir değişiklik yapmasına izin verin. Önemli olan, O'nun sevgisine yanıt vermek; hepsi bundan ibaret. Bu sözlerin Tanrı'nın sizi sevmesine izin vermeniz ve bunda devam etmeniz için sizi teşvik ettiğini umut ediyorum. Tanrı sevgidir. O bağışlar. Beni bağışladı. Sizi bağışladı. İmanla günahtan temizlendik ve arındırıldık. O'nun sevgisi asla boşa çıkmaz ve bizi değiştirmekte asla başarısız olmaz. Bunun da ötesinde, O'nun sevgisi, bizi kullanarak başkalarını değiştirmekte asla başarısız olmaz.
O'nun sevgisi, bu dünyada bir şeyleri harekete geçiren en büyük güçtür. Öyleyse bırakalım, Tanrı bizi sevsin!
Print this page